Kayseri Gömeç Nereye Bağlı? Kültürel Kimliklerin ve Toplumsal Hafızanın İzinde Bir Antropolojik Yolculuk Kültürlerin zenginliği, yalnızca dillerinde ya da geleneklerinde değil; aynı zamanda mekânla kurdukları ilişkilerde gizlidir. Bir antropolog olarak, her coğrafi ismin ardında saklı olan anlam katmanlarını çözümlemeye çalışırım. Kayseri Gömeç de bu anlamda yalnızca bir yerleşim birimi değil; kültürel aidiyetin, topluluk belleğinin ve coğrafi kimliğin birleştiği bir semboldür. Peki, Kayseri Gömeç nereye bağlı? Bu soruya verilecek coğrafi cevap kadar, toplumsal ve kültürel arka plan da önemlidir. Coğrafi Konumdan Kültürel Bağlama Kayseri’nin batısında yer alan Gömeç Mahallesi, Melikgazi ilçesine bağlıdır. Ancak Gömeç’in hikâyesi yalnızca bir idari bağlılık meselesi değildir.…
2 YorumEtiket: bir
Karayılan Otu ve Östrojen: Kültürlerin İzinde Bir Bitkinin Antropolojisi Bir antropolog olarak, dünyanın farklı köşelerinde insanların doğa ile kurduğu derin ilişkilere her zaman hayran kalırım. Her bitki, her taş, her ritüel bir anlam taşır; yalnızca biyolojik değil, kültürel bir varlıktır. Karayılan otu (Actaea racemosa), bu anlam zenginliğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Modern tıbbın laboratuvarlarında “östrojen benzeri etkilere sahip mi?” sorusu ile incelenirken, kimi toplumlarda kadının doğurganlığı, dönüşümü ve ruhsal gücüyle özdeşleştirilmiştir. Bitkilerin Kadim Anlamı ve Kadınlık Sembolizmi Antropolojik açıdan bakıldığında, bitkiler yalnızca şifa araçları değil, aynı zamanda toplumsal sembollerdir. Karayılan otu, özellikle Kuzey Amerika yerlileri arasında “kadın bitkisi” olarak tanınmıştır.…
2 YorumToplumsal Bir Harita Okuması: “Gölmarmara Nereye Bağlı?” Sorusunun Sosyolojik Anlamı Toplumların yapısını ve bireylerin bu yapılar içindeki konumlarını anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, coğrafi bir sorunun — “Gölmarmara nereye bağlı?” — aslında ne kadar derin sosyolojik çağrışımlar taşıdığını fark ettim. Yüzeyde bu, basit bir bilgi sorusudur: Gölmarmara, Manisa iline bağlı bir ilçedir. Ancak derinlerde bu soru, aidiyet, kimlik, toplumsal roller ve kültürel bağlılık üzerine çok daha fazlasını söyler. Çünkü bir yerin “nereye bağlı” olduğu, sadece haritayla değil, insan ilişkileriyle, toplumsal örgütlenmeyle, cinsiyet rollerinin inşasıyla da ilgilidir. Bu yazıda, Gölmarmara’yı yalnızca bir coğrafya değil, bir toplumsal organizma olarak ele alacağız: bireylerin,…
2 YorumHapşırmak neye iyi gelir? Vücudun görünmez reset tuşuna yakından bakış Bazen öyle bir anda gelir ki, hazırlıksız yakalanırsın: burun ucu kaşınır, gözlerin kısılır, beden bir saniyelik sessizlikte güç toplar ve sonra—hapşuu! İşte o an, yalnızca bir refleks değildir. Vücudun “yeniden başlatma” sinyali gibidir. Hapşırmak genellikle rahatsız edici görülür; ama arkasında müthiş bir biyolojik senfoni, ilginç veriler ve şaşırtıcı faydalar vardır. Gelin, hapşırığın bize iyi geldiği yönleri biraz veriyle, biraz da hikâyeyle konuşalım. Vücudun kendi hava filtresi: Hapşırığın biyolojik işlevi Hapşırık, burnun ve üst solunum yollarının savunma mekanizmasıdır. Toz, polen, duman, virüs, hatta parfüm gibi yabancı parçacıklar burun mukozasına dokunduğunda, vücut…
2 YorumGirift Üslup Ne Demek? İnsan Davranışlarının Derinliklerine Bir Yolculuk İnsan zihni, her zaman karmaşık ve çok katmanlı bir yapı olarak karşımıza çıkar. Her bir kelime, davranış ya da iletişim biçimi, bir insanın düşünsel, duygusal ve sosyal dünyasının derinliklerine açılan bir pencere olabilir. “Girift üslup” gibi terimler, ilk bakışta sadece dil ve edebiyatla ilgili gibi görünse de, bu tür kavramlar aslında zihinsel ve duygusal durumlarımızın, toplumsal etkileşimlerimizin yansımalarıdır. Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken, dilin ve iletişimin ne kadar derin bir yansıma olduğunu sürekli fark ederim. Girift üslup da, dilin karmaşıklığına, zihinsel süreçlerin yoğunluğuna ve insan ruhunun çok katmanlı doğasına…
2 YorumGIPTA Kalem Kimin? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomist Bakış Açısı Ekonomi, genellikle kaynakların sınırlılığı ve bu kaynakların nasıl en verimli şekilde kullanılacağıyla ilgili bir bilim dalıdır. Her birey, toplum ve şirket, sahip oldukları kaynakları en iyi şekilde kullanmak için kararlar almak zorundadır. Bu kararlar, bazen finansal yatırımlar, bazen de günlük yaşamda yapılan seçimler olabilir. Bir ekonomist olarak, kararların ardında yatan motivasyonları, piyasa dinamiklerini ve toplumun refahını şekillendiren etmenleri merak ederim. Bugün, GIPTA kaleminin kim tarafından üretildiği ve piyasada nasıl konumlandığı sorusunun cevabına bakarken, aslında daha geniş bir ekonomik çerçeveye bakmamız gerektiğini göreceğiz. Bu yazıda, GIPTA…
2 YorumHimayetin Ne Demek? Geleceğin Dünyasında Korumak mı, Kontrol Etmek mi? Hadi gelin, bugün biraz geleceği konuşalım. Hani bazen “acaba 50 yıl sonra insanlar birbirini hâlâ koruyacak mı, yoksa sadece algoritmalar mı birbirini gözetleyecek?” diye düşünürsünüz ya… İşte tam o düşüncenin merkezinde duran bir kavram var: Himaye. Evet, kulağa eski zamanlardan kalma gibi geliyor ama geleceğin en stratejik kelimelerinden biri olma potansiyeli taşıyor! Himayetin Temeli: Korumak, Gözetmek, Sahip Çıkmak “Himaye” kelimesi Arapça kökenli olup, birini ya da bir şeyi koruma, himaye etme anlamına gelir. Eskiden padişahın, sultanın veya büyük bir kurumun himayesi altına girmek demek; güvenceye alınmak, destek görmek demekti. Ama…
2 YorumDünyanın En Pahalı Filmi Hangisi? Eğitim Perspektifinden Derinlemesine Bir Bakış Bir eğitimci olarak, öğrenmenin gücüne her zaman inandım. Öğrenme, sadece bilginin aktarılması değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bağlamda düşünme, sorgulama ve yeni bakış açıları geliştirme sürecidir. Her yeni öğrendiğimiz şey, dünyaya bakış açımızı değiştirir ve bizi daha derinlemesine düşünmeye teşvik eder. Bugün, bir film hakkında sorulacak çok sıradan bir soruyu, daha derinlemesine sorgulamaya çalışacağız: Dünyanın en pahalı filmi hangisidir? Bu soruyu incelerken, sadece bir sinema eserinin maliyetini değil, aynı zamanda medyanın, toplumsal değerlerin, kültürlerin ve bireysel etkilerin nasıl şekillendiğini de anlayacağız. Dünyanın En Pahalı Filmi: “Pirates of the Caribbean:…
2 YorumDolu Göçüğü Olan Araba Alınır mı? Tarihin Tozlu Sayfalarından Modern Bir Karar Anına Bakış Bir tarihçi olarak geçmişin kırılma anlarını incelerken, her dönemin bir “değer algısı” olduğunu fark ederim. İnsanlık bazen savaşlarda, bazen de pazar yerlerinde kendi vicdanını sınamıştır. Bugün bir otomobilin gövdesindeki dolu göçüğü üzerine düşündüğümüzde bile aslında tarihle bağ kurarız. Çünkü mesele yalnızca bir aracın kusuru değil; insanın kusurla kurduğu ilişkidir. Tarihte olduğu gibi, günümüzde de “kusurlu” olanı reddetmekle, onun geçmişini anlamak arasında gidip geliriz. Peki gerçekten, dolu göçüğü olan araba alınır mı? Bu yazı, yalnızca bir otomobil tercihini değil, toplumsal bir düşünce biçimini de tartışıyor. Bir Kusurun…
2 YorumEski Taslar Hamam Oldu Ne Demek? Zamana Direnen Bir Deyimin Hikâyesi Hayat bazen bir hamam gibidir; aynı taşlar, aynı buhar, ama bambaşka bir sıcaklık… “Eski taslar hamam oldu” derken aslında tam da bunu anlatıyoruz. Bu deyim, bir zamanlar işe yaramayan, gözden düşen, değeri bilinmeyen şeylerin veya kişilerin, zamanla yeniden önem kazanmasını ifade eder. Peki bu deyim nereden geliyor, neden hâlâ bu kadar çok kullanılıyor? Gelin birlikte geçmişin buharına karışalım. Deyimin Kökenine Yolculuk Osmanlı döneminde hamamlar sadece temizlik değil, sosyalleşme mekânıydı. Hamamda kullanılan “tas” ise hem kişisel bir eşyaydı hem de statü göstergesiydi. Zamanla eskiyen, kenarı kırılan, matlaşan taslar bir köşeye…
2 Yorum