Kredili Ürün Ödeme Alışkanlığı Nedir? Bütün Dünyayı Borç Altına Almak!
Herkese merhaba! Bugün, size belki de hayatınızda hiç unutamadığınız, “bütün bir yıl ödeyeceğim, ama şimdiden aldım” diye düşündüğünüz bir alışkanlıktan bahsedeceğim: Kredili ürün ödeme alışkanlığı! Evet, o alışkanlık ki; cebimizde 1000 TL olmasa da “takside bölürüm, ne olacak ki?” diyerek gözümüzü kararttığımız anların baş kahramanı.
Hadi gelin, bu alışkanlığın hayatımıza nasıl sızdığını, erkeklerin “stratejik” bakış açısıyla, kadınların ise “hemencecik ama nasıl oldu ki?” diyerek yaşadıkları empatik serüvenle birlikte, mizahi bir şekilde keşfe çıkalım!
Kadınlar ve Kredili Ürün: “Ah, Bir Tıkla!”
Bir alışveriş sitesi açtıktan sonra, kadınlar genellikle şu cümleyi kurar: “Bir ürün aldım, ama hemen ödemek zorunda mıyım ki? Ay, taksitli mi? Hımm, daha iyi!” Bu cümleyi kuran bir kadının aklından şu geçer: ‘Bu parayı şimdilik ayırmayayım, taksitler beni zorlamaz. Yine de sonrasında dert etmem, değil mi?’
Kadınlar için kredili ödeme, tıpkı eski bir arkadaşla buluşmaya benzer: Başta, bir “sıkıntı” yoktur. Ama sonra, birkaç taksit geçtikten sonra, “Neden 7 TL’lik bir şeyin 40 TL’lik toplam borcu var?” diye kafayı yemeye başlarlar. Taksitler, bir süre sonra sevgili bir arkadaşa dönüşür. Önce 2 taksit, sonra 4, sonra “Ne oldu, bu borçlar da ne?” derken… Oysa kadının kalbinde bir huzur vardır: “Süper! Bu kadar borçla rahatça alışveriş yapabiliyorum!”
Ama ne yazık ki, taksitli alışverişin fırtınalı kalbi sonunda biraz huzursuz olunca, kadınlar hemen bir çözüm aramaya başlar. Bir bakmışsınız, “Acaba borcu erken kapatabilir miyim?” diye bir plan yapmaya başlamışlardır. Strateji: Aşk ve Nakit!
Erkekler ve Kredili Ürün: “Sadece Rakamlar, O Kadar!”
Bir erkek, kredili ödeme alışkanlığına genellikle şu şekilde yaklaşır: “Tamam, hadi 12 ay taksitle alalım, sonra öderiz. Sonuçta bu parayı biriktirene kadar nereye kadar bekleyeceğiz?” Erkekler için kredi kullanmak, bir tür stratejik oyun gibidir. Rakamlar, taksitler ve faizler arasındaki dengenin hesaplanması, onların psikolojik rahatlığını sağlar.
Erkekler bu konuda çözüm odaklıdır. Bir ürünün fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun, taksitlere bölünmüş olması onlara bir tür finansal özgürlük hissi verir. “Neyim eksik ki?” diyerek, ürünü alırken oldukça rahatlarlar. Ama birkaç ay sonra, “Bu borç nasıl bu kadar büyüdü ya?” diye donup kalabilirler. Bu noktada, erkekler de “Bu kadar borç ödenir mi ya? Bir ara çözüm bulmalıyım,” diye düşünür. Ama hemen çözüm bulmalarını beklemeyin; çünkü çözümü bulmak, en son başvurdukları adım olabilir.
Kredili Ürün ve Gerçekçi Olmayan Hedefler
Kredili ödeme alışkanlığı, en çok bu noktada ilginç bir dönüşüm yaratır. “Bir ayda 5 ürün, üç günde 10 kıyafet” gibi gerçekçi olmayan hedeflerle karşılaşabiliriz. Kadınlar, “Aaa, bunu da alırsam ne güzel olur!” diyerek, bu alışkanlıklarını gerçek dışı hedeflerle süslerken, erkekler genellikle “Bir cihaz, bir takım parça, birkaç aksesuar, tamamdır!” diyerek süreci sonlandırırlar.
Ama sonra herkesin kafasında aynı soru belirir: “Bu borç birikmeyecek mi?” İki farklı bakış açısının ortasında, son tahlilde herkes aynı pişmanlığa düşer: “Ya bu taksitlerin sonu gelmeyecek mi?”
Bir Alışkanlık Olarak Kredili Ürün
Bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde, işler biraz eğlenceli olmaya başlar. Bir kredi kartı ödeme tarihi yaklaştığında, erkeklerin ve kadınların yaklaşımları yine farklılık gösterir. Erkekler çözüm arayışına girerken, kadınlar bir şekilde durumu idare etmeyi tercih ederler. Taksitli ödeme, bir alışverişin sonunda gelen “alışveriş sevinci” gibi gelir; borçları bir süre görmezden gelirsiniz, ta ki bir taksiti kaçırana kadar!
Sonuç olarak, kredili ürün ödeme alışkanlığı, her kesimde farklı sonuçlar doğurur. Erkekler bir çözüm bulmaya, kadınlar ise ilişkisel bir bakış açısıyla borçlarını yönetmeye çalışsalar da, sonunda hep aynı soru ortaya çıkar: “Bunları nasıl ödeyeceğiz?”
Sonuç
Kredili ödeme alışkanlığı, hayatımıza eğlenceli bir şekilde girdiği gibi, sonrasında biraz kafa karıştırıcı olabilir. Kadınlar ve erkekler, her ne kadar farklı şekillerde yaklaşıyor olsa da, ikisi de bir şekilde “bu borçları ödeyebilir miyiz?” sorusunun cevabını arıyor.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Kredili ürün alma alışkanlığıyla ilgili hiç ilginç bir anınız oldu mu? Yorumlarda buluşalım ve bu alışkanlıklar hakkında konuşalım!