Bonoyu Ciro Etmek Ne Demek? Ekonomik Bir Terimden Toplumsal Bir Farkındalığa Toplum olarak bazen en teknik kavramların bile, sosyal hayatın derin dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini fark etmiyoruz. “Bonoyu ciro etmek” ilk bakışta yalnızca bir finansal işlem gibi görünür; ancak biraz yaklaştığımızda, bu kavramın aslında güven, devretme, paylaşma ve sorumluluk alma gibi insani değerlerle ne kadar bağlantılı olduğunu görmek mümkün. Bu yazıda hem hukuki hem toplumsal bir mercekten, hem de toplumsal cinsiyet ve çeşitlilik bakış açılarıyla bu kavramı yeniden düşünelim. Bonoyu Ciro Etmek: Basitçe Nedir? Bir bono, kısaca borç ilişkisinin yazılı belgesidir. “Ciro etmek” ise bu bononun el değiştirmesi anlamına…
2 YorumKategori: Makaleler
Abrul Ayı Ne Demek? – Zamanın, Değişimin ve İnsan Ruhunun Psikolojik Dönüm Noktası Bir psikolog olarak insanın zamanı nasıl anlamlandırdığını gözlemlemek, her zaman büyüleyici olmuştur. Bazı kelimeler vardır ki yalnızca bir dönemi değil, aynı zamanda bir ruh hâlini de temsil eder. Abrul ayı bunlardan biridir. İlkbaharın ortasında, doğanın yeniden doğuşuna tanıklık ederken insan ruhunun da değişim rüzgârlarına kapıldığı bu dönem, yalnızca mevsimsel bir geçiş değil; aynı zamanda psikolojik bir yenilenme evresidir. Peki, “Abrul ayı ne demek?” sorusunu sadece sözlük anlamıyla değil, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden nasıl değerlendirebiliriz? Bilişsel Psikoloji Açısından Abrul Ayı: Zihnin Yeniden Doğuşu Bilişsel psikoloji, insanın…
2 Yorum149 Groston Ne Kadar? Tarihin Işığında Ekonomik Birimlerin Evrimi Bir tarihçi olarak geçmişin sayfalarını araladığımda, rakamların, ölçülerin ve birimlerin ardında yatan hikâyeleri görmeden edemem. Çünkü her ekonomik ölçü birimi, kendi çağının değer anlayışını, üretim gücünü ve toplumun dünyayı nasıl kavradığını yansıtır. Bugün kulağımıza yabancı gelen “149 groston” kavramı da bu anlamda yalnızca bir ağırlık veya hacim ölçüsü değil; küresel ticaretin, sanayileşmenin ve teknolojik ilerlemenin izlerini taşıyan bir semboldür. Groston’un Kökeni: Yelkenliler Çağından Sanayi Devrimi’ne Groston (ya da “gross ton”), gemicilik tarihinin mirasıdır. 19. yüzyılın ortalarında, deniz taşımacılığında ölçüm birliği sağlamak amacıyla İngiltere’de ortaya çıkmıştır. “Gross ton” aslında gemilerin hacimsel taşıma…
2 YorumKayseri Gömeç Nereye Bağlı? Kültürel Kimliklerin ve Toplumsal Hafızanın İzinde Bir Antropolojik Yolculuk Kültürlerin zenginliği, yalnızca dillerinde ya da geleneklerinde değil; aynı zamanda mekânla kurdukları ilişkilerde gizlidir. Bir antropolog olarak, her coğrafi ismin ardında saklı olan anlam katmanlarını çözümlemeye çalışırım. Kayseri Gömeç de bu anlamda yalnızca bir yerleşim birimi değil; kültürel aidiyetin, topluluk belleğinin ve coğrafi kimliğin birleştiği bir semboldür. Peki, Kayseri Gömeç nereye bağlı? Bu soruya verilecek coğrafi cevap kadar, toplumsal ve kültürel arka plan da önemlidir. Coğrafi Konumdan Kültürel Bağlama Kayseri’nin batısında yer alan Gömeç Mahallesi, Melikgazi ilçesine bağlıdır. Ancak Gömeç’in hikâyesi yalnızca bir idari bağlılık meselesi değildir.…
2 YorumKarayılan Otu ve Östrojen: Kültürlerin İzinde Bir Bitkinin Antropolojisi Bir antropolog olarak, dünyanın farklı köşelerinde insanların doğa ile kurduğu derin ilişkilere her zaman hayran kalırım. Her bitki, her taş, her ritüel bir anlam taşır; yalnızca biyolojik değil, kültürel bir varlıktır. Karayılan otu (Actaea racemosa), bu anlam zenginliğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Modern tıbbın laboratuvarlarında “östrojen benzeri etkilere sahip mi?” sorusu ile incelenirken, kimi toplumlarda kadının doğurganlığı, dönüşümü ve ruhsal gücüyle özdeşleştirilmiştir. Bitkilerin Kadim Anlamı ve Kadınlık Sembolizmi Antropolojik açıdan bakıldığında, bitkiler yalnızca şifa araçları değil, aynı zamanda toplumsal sembollerdir. Karayılan otu, özellikle Kuzey Amerika yerlileri arasında “kadın bitkisi” olarak tanınmıştır.…
2 YorumGömü Nasıl Bulunur? Sosyolojik Bir Analiz Toplumsal yapılarla bireylerin etkileşimini inceleyen bir araştırmacı olarak, insanların “gizli olanı bulma” arzusunu her zaman ilgi çekici bulurum. Çünkü bir gömü aramak, yalnızca toprağın altına yönelmek değil; aynı zamanda insanın kültürel hafızasına, toplumsal değerlerine ve kimlik arayışına doğru yapılan bir yolculuktur. Gömü nasıl bulunur? sorusu bu anlamda sadece bir keşif eylemini değil, toplumun kendisini anlama çabasını da içerir. Bu yazıda, gömü arayışını sosyolojik bir bakışla ele alacak; toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin bu “arayış” üzerindeki etkilerini tartışacağız. Gömü Arayışı: Toplumun Derinliklerine Doğru Gömü, tarih boyunca farklı anlamlar taşımıştır. Kimi için zenginlik, kimi…
Yorum BırakToplumsal Bir Harita Okuması: “Gölmarmara Nereye Bağlı?” Sorusunun Sosyolojik Anlamı Toplumların yapısını ve bireylerin bu yapılar içindeki konumlarını anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, coğrafi bir sorunun — “Gölmarmara nereye bağlı?” — aslında ne kadar derin sosyolojik çağrışımlar taşıdığını fark ettim. Yüzeyde bu, basit bir bilgi sorusudur: Gölmarmara, Manisa iline bağlı bir ilçedir. Ancak derinlerde bu soru, aidiyet, kimlik, toplumsal roller ve kültürel bağlılık üzerine çok daha fazlasını söyler. Çünkü bir yerin “nereye bağlı” olduğu, sadece haritayla değil, insan ilişkileriyle, toplumsal örgütlenmeyle, cinsiyet rollerinin inşasıyla da ilgilidir. Bu yazıda, Gölmarmara’yı yalnızca bir coğrafya değil, bir toplumsal organizma olarak ele alacağız: bireylerin,…
2 YorumHapşırmak neye iyi gelir? Vücudun görünmez reset tuşuna yakından bakış Bazen öyle bir anda gelir ki, hazırlıksız yakalanırsın: burun ucu kaşınır, gözlerin kısılır, beden bir saniyelik sessizlikte güç toplar ve sonra—hapşuu! İşte o an, yalnızca bir refleks değildir. Vücudun “yeniden başlatma” sinyali gibidir. Hapşırmak genellikle rahatsız edici görülür; ama arkasında müthiş bir biyolojik senfoni, ilginç veriler ve şaşırtıcı faydalar vardır. Gelin, hapşırığın bize iyi geldiği yönleri biraz veriyle, biraz da hikâyeyle konuşalım. Vücudun kendi hava filtresi: Hapşırığın biyolojik işlevi Hapşırık, burnun ve üst solunum yollarının savunma mekanizmasıdır. Toz, polen, duman, virüs, hatta parfüm gibi yabancı parçacıklar burun mukozasına dokunduğunda, vücut…
2 YorumGeçmeyen Hapşırık Nasıl Geçer? (Bilimin Burun Üzerindeki İnce Hesapları) Hapşırmak, genelde birkaç saniyelik bir refleks… ama bazı günler var ki dur durak bilmez. Sabah işe hazırlanırken, ders çalışırken, hatta tam uykuya dalacağın anda: “hapşuu!” Yine başladı. Bu noktada insan merak ediyor: Geçmeyen hapşırık nasıl geçer? Basit bir alerjinin mi, yoksa vücudun bize anlatmaya çalıştığı daha derin bir şeyin mi habercisi? Hadi gel, burun fizyolojisinden günlük alışkanlıklara kadar bu konunun ardındaki bilimi birlikte inceleyelim. Hapşırığın Bilimsel Temelleri Hapşırık, burun mukozasının tahrişine verilen bir savunma tepkisidir. Yani vücudun “burada bir şey var, dışarı atmalıyım!” refleksi. Bu refleksi trigeminal sinir yönetir; toz, polen,…
2 YorumGirift Üslup Ne Demek? İnsan Davranışlarının Derinliklerine Bir Yolculuk İnsan zihni, her zaman karmaşık ve çok katmanlı bir yapı olarak karşımıza çıkar. Her bir kelime, davranış ya da iletişim biçimi, bir insanın düşünsel, duygusal ve sosyal dünyasının derinliklerine açılan bir pencere olabilir. “Girift üslup” gibi terimler, ilk bakışta sadece dil ve edebiyatla ilgili gibi görünse de, bu tür kavramlar aslında zihinsel ve duygusal durumlarımızın, toplumsal etkileşimlerimizin yansımalarıdır. Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken, dilin ve iletişimin ne kadar derin bir yansıma olduğunu sürekli fark ederim. Girift üslup da, dilin karmaşıklığına, zihinsel süreçlerin yoğunluğuna ve insan ruhunun çok katmanlı doğasına…
2 Yorum