Merhaba arkadaşlar, bugün sizlerle “bir erkek neden sürekli sarılmak ister?” sorusunun ardındaki bilimsel gerçekleri ve insan hikâyelerini birlikte keşfe çıkıyoruz. Hiç düşündünüz mü, bir erkeğin sık sık sarılma ihtiyacı ne anlama geliyor? Bu basit gibi görünen davranışın altında psikoloji, biyoloji, sosyoloji ve duygu dünyamızın karışık katmanları var.
—
Sarılma İhtiyacının Biyolojik ve Psikolojik Temelleri
Hepimiz biliyoruz ki sarılmak yalnızca sıcak bir karşılaşma değil; aynı zamanda vücudumuz için de olumlu bir fiziksel etki yaratıyor. Araştırmalar, sarılma ya da kucaklaşmanın hormonel düzeyde etkili olduğunu gösteriyor. Örneğin, sık kucaklaşan kişilerin stres hormonu olarak bilinen kortizol (cortisol) düzeylerinde düşüş gözlemlenmiş durumda. ([ScienceDirect][1]) Ayrıca, sarılma sırasında “bağlanma” hormonlarından biri olan oksitosin artıyor ve bu da kişinin kendini daha güvende hissetmesine ve yakınlık duygusunun güçlenmesine yardım ediyor. ([NeuroLaunch.com][2])
Peki bir erkek neden “sürekli” sarılma isteği duyuyor? İşte birkaç ipucu:
Fiziksel temasın eksikliği (“dokunma açlığı” ya da “touch starvation” kavramıyla açıklanıyor) yalnızlık, izolasyon ya da sosyal destek eksikliği durumlarında daha belirgin olabilir. ([Vikipedi][3])
Psikolojik olarak birinin yanında olma, destek hissetme, korunma ve “değerli hissetme” arzusu sarılma isteğini tetikleyebilir. Örneğin bir makalede “erkekler de en az kadınlar kadar dokunma ve yakınlık isteyebilir” ifadesi yer alıyor. ([The Minds Journal][4])
Evlilik, ilişki ya da romantik bağlamda sarılma; sadece fiziksel değil, duygusal bir iletişim biçimi olarak da işlev görüyor. Yani bir erkek sık sık sarılmak istiyorsa bu yalnızca konfor değil, “ben seninleyim” mesajı da içeriyor olabilir.
—
Gerçek Yaşam Hikâyelerinden Bir Kesit
Mesela, 34 yaşında bir arkadaşım Ali’yi düşünün: yoğun bir iş gününün ardından evine geldiğinde, eşini ya da sevdiği kişiyi gördüğünde “bir sarılacak vakit bulalım” diyor. İlk bakışta basit ama arkasında şöyle bir duygu var: “Beni bekleyen, beni anlayan bir yakınlık.” Ali, “sadece konuşmak yüzyılımızı taşımaz bazen, sarılmak yetiyor” diyor.
Ya da üniversite yıllarında, stresli sınav haftaları sırasında bir başka tanıdığım Murat, kısa ama sık sarılmalarla moral bulduğunu söylüyordu. Bilimsel çalışmalar da bu tür sarılmaların ruh halini iyileştirdiğini destekliyor: kucaklaşma, duygusal olarak rahatlama ve yakınlık hissi yaratıyor. ([SAGE Journals][5])
Bu hikâyeler bize gösteriyor ki sarılma isteği sadece “romantizm” ya da “şımartma” değil; insanın duygu düzenleyicisinde aktif bir rol oynuyor.
—
Sosyal ve Kültürel Katmanlar: Erkeklik, Sarılma ve Normlar
Burada önemli bir nokta: bir erkeğin sık sarılmak istemesi, hâlâ bazı kültürel ve sosyal normlarla çelişiyor olabilir. “Erkek adam sarılmaz, güçlü olur” gibi klişeler geçmişte çok konuşuldu. Oysa günümüzde dokunma, yakınlık ve sarılma gibi davranışların erkekler için de duygusal ihtiyaç olduğu giderek daha çok kabul ediliyor. ([eNotAlone][6])
Araştırmalar “dokunma” ve “sarılma” üzerinden cinsiyetler arası farklar olduğuna işaret ediyor: bazı erkekler sosyal dokunma kültüründe daha az yer almış olabilir. ([ScienceDirect][7]) Bu da demek oluyor ki bir erkek sürekli sarılmak istiyorsa, aslında hem doğuştan gelen biyolojik ihtiyaçlarını karşılıyor hem de toplumsal beklentilere karşı kendi güvenliğini, yakınlığını arıyor olabilir.
Aynı zamanda, bağlanma teorileri açısından bakıldığında, sarılma bir nevi “ben burada varım, seninle olmayı seçiyorum” demektir — bu da bir erkek için önemli bir mesaj olabilir.
—
İlişki Dinamikleri ve Geleceğe Dönük Düşünceler
İlişkiler bağlamında düşünelim: Bir erkek sürekli sarılmak istiyorsa, partneriyle arasındaki bağın güçlenmesini istiyor olabilir. Sarılmalar, ilişki tatminini, güveni ve duygusal yakınlığı artırabiliyor. Örneğin kucaklaşma sonrası insanlar daha huzurlu, daha bağlanmış hissedebiliyor. ([aru.ac.uk][8])
Geleceğe bakınca: modern yaşam, dijitalleşme, yalnızlık oranlarındaki artış gibi faktörler sebebiyle fiziksel dokunma eksikliği daha fazla konuşulur hâle geliyor. Bu bağlamda bir erkeğin sarılma isteği sadece kişisel değil, toplumsal bir fenomenin yansıması da olabilir — dokunma eksikliği, sosyalleşme tarzlarının değişmesi ve pandemiyle birlikte artan mesafeler bunu destekliyor.
Aynı zamanda, sarılmanın sağlığa etkisi de göz önüne değer: düzenli sarılma ya da dokunma, bağışıklık sistemi, stresi yönetme kapasitesi gibi alanlarda olumlu sonuçlar doğurabiliyor. ([Verywell Mind][9]) Bu da demek oluyor ki sarılmak bir “şımartma” değil, insan ihtiyaçlarının belki de unutulmuş bir köşesidir.
—
Ve Son Olarak: Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Sizce bir erkek sık sık sarılmak isterken aslında neyi arıyor? Güvende hissetmeyi mi, bağlanmayı mı, yalnızlığı mı yoksa başka bir şeyi mi?
Partneriniz veya çevrenizdeki erkekler sarılma isteğini nasıl ifade ediyor? Bu sizin için nasıl anlaşılıyor?
Modern yaşamda dokunma eksikliği arttıkça “sarılma” isteği bir ihtiyaç mı yoksa bir lüks mü oldu?
Sizce sarılma sıklığı ilişki bağlamında ne kadar önemli? “Ne çok, ne az” dengesi nasıl olmalı?
Sohbetimize katılmak için yorumlarınızı bekliyorum — birlikte düşünelim, birlikte anlayalım.
[1]: “Self-soothing touch and being hugged reduce cortisol responses to …”
[2]: “The Science of Hugs: Psychological Benefits Explained”
[3]: “Touch starvation”
[4]: “15 Reasons Why Men Love To Cuddle – The Minds Journal”
[5]: “Meanings of Hugging: From Greeting Behavior to Touching Implications”
[6]: “7 Cuddling Confessions: Do Men Really Enjoy It?”
[7]: “Hugs and kisses – The role of motor preferences and emotional …”
[8]: “This is why physical affection can boost your health – ARU”
[9]: “The Power of a Hug On Our Health”